"Çukurova’nın En İyi Gazetesi"

Son Güncelleme 10:35

CHP ve MHP’nin anakronik saplantıları

İsmail Göktürk

CHP'nin kadim misyonunun ana gövdesini ve en temel argümanını militan, ayrıştırıcı, kavgacı, irrite ve polarize edici... "Nobran Laiklik" ilkesi oluşturmuştur. Militan Laiklik ilkesi CHP tarafından öylesine kutsanmış ki, bu kutsiyet laikliği, CHP gibi anlamayan insanlar üzerinde her zaman bir  öteki olma psikolojisini oluşturmuştur.

CHP tarafından adeta bir yeryüzü dini olarak müntesiplerine takdim edilen militan laisizm'in faturasını ya da bedelini veya diyetini bu parti her seçim sonucunda almış olduğu seçim yenilgileriyle ağır bir biçimde ödemiştir. Laikliğe yüklenen bu seküler kutsiyet zaman zaman ifrat sınırlarını da aşarak bu kavramı ya da böyle bir yaşam tarzı laikliği, İslam dini karşısında paralel bir din konseptine yükselterek vicdanlarda derin yaralar açmıştır.

CHP'nin Türkiye ve dünya reel politiğini halen 20 inci yüzyılın soğuk savaş dönemine ait miadı dolmuş, Konvertibl özelliğini kaybetmiş paradigmalar üzerinden ısrarla sürdürme gayreti, cumhuriyetin bu ilk siyasi partisini her seçim döneminin sonunda kroki durumuna düşürerek havlu atmasına zemin hazırlamıştır. CHP nin militan ve cumhuru polarize eden laiklik anlayışının bir benzer versiyonunu MHP, "lider- teşkilat -doktrin" altın üçgeni noktasında yaşamaya devam etmektedir.

20 inci yüzyılın en temel argümanı olan bu yapının 21 inci yüzyılın reel politiğiyle örtüşmediği gerçeği her seçim yenilgisi sonunda CHP ve MHP' nin önüne acı bir biçimde gelmiştir. Bu bağlamda CHP'nin göksel bir anlam yükleyerek İslam dini ile paralel bir din noktasına taşıdığı militan laisizm ile MHP'nin 20 nci yüzyıl için en temel değeri olan "lider- teşkilat -doktrin" altın üçgeni siyaseten bugünün ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak gözükmektedir.

Bu münasebetle hem CHP'nin hem de MHP'nin siyaset etme anlayışlarının tamamını 21 inci yüzyılın reel politiği gerçekliği noktasında ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi, insanı ve demografik alanda yeniden güncelleyerek konsolide etme zorunluluğu vardır. Sayın Kılıçdaroğlu, birkaç önce bir konuşmasında en çok çalışan ve gayret eden genel başkanın kendisi olduğunu vurguluyordu. Sayın Kılıçdaroğlu, işte tam da işin yumuşak karnı, nirengi noktası ve aşil topuğu sizin söylediğiniz genel başkanlık meselesidir.

Sayın Kılıçdaroğlu, başta partiniz olmak üzere Türkiye'de önemli bir kitle sizin parti genel başkanı olmanızı değil lider olmanızı bekliyor ve istiyor. Genel Başkan olmak işin kolay olan boyutudur, zor olan CHP'nin lideri hem de vizyoner bir lideri olabilmektir.

Lider olmak... partinin önüne bir değerler skalası ve iktidar yürüyüşünü içeren bir yol haritası koymaktır, şimdiye kadar söylenmemiş olanı söylemek ve bunu pratiğe aktarmaktır. Sokaktaki simitçiden pazardaki soğancıya, fakültedeki öğretim üyesinden  amfideki öğrenciye, bankadaki memurdan genel müdürlükteki ceo'ya, işletmelerdeki işçiden genel müdüre, kıraathanedeki emekliden çay servisi yapan garsona  varana kadar halkın büyük bir çoğunluğunda heyecan, coşku, merak, beklenti ve ileriye dönük güçlü bir umut oluşturabilmektir.

 

Bu noktada CHP ve MHP' nin iktidar olma ateşlerini 40 derecenin üzerine çıkarabilmeli yani Türkiye'ye hizmet etme noktasında, Mevlana 'nın ölümsüz dizelerinde belirttiği gibi, pişip yanmaları gerekmektedir.Her iki parti de anakronizm'in zaman tünelindeki bu gün geçerliliğini yitiren siyasi paradigmalarının yerine 21 inci yüzyıl ölçeğinde yeni paradigmalar ikame edebilmeli ve bunu çok güçlü bir biçimde konsolide edebilmelidirler.

Her iki partinin ileriye dönük örneğin cumhuriyetin 100 üncü yılına ait bir misyon oluşturmaları ve bu noktada ortaya çıkan vizyonu gerçekleştirebilecek entelektüel birikim ve heyecana, etkili iletişim becerisine, teşkilat ve örgütçülüğü maksimum düzeydeki entelektüel sermayeye (insan kaynaklarına) yaşamsal noktada ihtiyaçları bulunmaktadır.

Türkiye'nin temel meseleleri noktasında hiçbir değer üretemeyen, partilerinin kadim misyonlarını yeni  paradigmalarla güçlendirip, güncelleyerek konsolide edemeyen, 21 inci yüzyılın istek, talep ve şartlarını güçlü bir biçimde okuyup, algılayamayan buna göre biçimlendiremeyen yeni paradigmalar paralelinde yepyeni vizyonlar ortaya koyamayan, iktidar partisi ve Sayın Başbakan'ın dümen suyunda (söylemlerine göre siyaset yapan) giden bir CHP ve MHP'nin bırakınız iktidar olmalarını güçlü bir iktidar alternatifi konumuna yükselebilmeleri bile, devenin iğne deliğinden geçmesi kadar müşkül bir durumdur. Siyasetin bu acı resmi tüm çıplaklığı ile yıllardır önümüzde durmakta ve koca ülke ne yazık ki siyaseten sadece Ak Parti'ye mahkum edilmiş bulunmaktadır.



Haberin Yazarı   :   İsmail Göktürk       Eposta Adresi   :  

Yazarın Önceki Yazısı  :   CHP retoriklere, MHP doktrinlere mahkûm mu?

Haber Tarihi : 27.12.2012         Bu Haber 1078 Kez Okundu.



Yorumlar(0)

Henüz Yorum Eklenmemiş

Yorum

(*) Zorunlu alanlar

CAPTCHA

Resmi görüntülemekte sorun yaşıyorsanız yenileyiniz.

Lütfen bu alana yukarıda gördüğünüz güvenlik kodunu giriniz

REKLAM

YAZARLAR

Facebook

Twitter