"Çukurova’nın En İyi Gazetesi"

Son Güncelleme 10:35

Oğlum gözaltında

Tamer Gözüdeli


31 Mayıs... Gezi'nin yıl dönümü... Bir arkadaşımla güzel bir cumartesi günü arkadaşıma ait teknede Seyhan'ın ortasında stres atıyoruz. Telefonum ısrarcı bir şekilde çalıyor, açıyorum. Telefonun ucunda oğlumun annesi Dilek Hanım: "Doğaç'ı (oğlumuzu) polisler almış!"

                Kısa süreli bir şoktan sonra "Sakin ol. Ne olmuş? Nerede alınmış?" gibi sorular soruyorum ve oğluma ulaşmaya çalışıyorum. Oğlum Atatürk Parkı'nda polisler tarafından gözaltına alındığını, emniyet müdürlüğüne götürüleceklerini söylüyor kendisi gibi gözaltına alınan diğer çocuklarla.

                Emniyet müdürlüğünde görev yapan birkaç dostuma ulaşıyorum, korkulacak bir şey olmadığını, yaşı küçük olduğundan çocuk şube müdürlüğüne götürüleceğini söylüyorlar oğlumun. Bu bilgiyi aldıktan sonra an itibarıyla tekne sefası sona eriyor. Her babanın yapması gerekeni yapıp en hızlı şekilde çocuk şube müdürlüğüne ulaşıyorum Dilek Hanım'la beraber. Çocuk şube müdürlüğünün önünde çok sayıda kaygılı anne baba meraklı ve kaygılı bekleyiş içerisinde. Kısa süre sonra iki minibüs ile yaşları 18 altı çocuklar geliyor. Biz de biraz olsun rahatlıyoruz. Görevli arkadaşların yasal işlemleri yapması gece yarısını buluyor. Buraya kadar her şey güzel. 

Çocuklarımızı alıp eve gitmeyi beklerken çocuk şubenin değerli komiseri Semih Komiser bize beklemediğimiz bir duyuru yapıyor: "Arkadaşlar bu gece çocuklarınızı burada misafir edeceğiz."  'Misafir etmek' kibar adı. Diğer adıyla gözaltı. Babalardan ziyade anneler panik oluyor. "Nasıl yani? Olacak şey mi? Ben çocuğumu burada bırakmam!" diye tepki gösteriyorlar.  Ancak polisin de yapabileceği bir şey yok çünkü onlara bu talimatı veren nöbetçi savcı.

Şimdi ben de soruyorum bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve bir baba olarak: Bu çocuklar polise taş, molotof atıp, hakaret, küfür edip, kamu malına zarar verdiler de bizim haberimiz mi yok? Yapmadılar. Yapmadıkları için de ertesi gün fotoğrafları, videoları incelenip savcı tarafından serbest bırakıldılar.

İhtiyacımız olan şey empati. Lütfen empati kuralım. Empati yönümüzü geliştirmeye toplum olarak ihtiyacımız var. Bunu başarırsak hep beraber mutlu oluruz, daha az hata yaparız hatta daha sağlıklı yaşayabiliriz, elbette bunu yapabiliriz. Bunu yapabileceğimizi çocuklarımıza gösterelim ki onlar da bizden görüp öğrendikleri birçok şey gibi bunu da gelecek nesillere aktarsınlar.

Bu arada kim bilir, oğlumla buna dair bir kısa film de çekebiliriz. 




Haberin Yazarı   :   Tamer Gözüdeli       Eposta Adresi   :  

Yazarın Önceki Yazısı  :   Süper müdür

Haber Tarihi : 09.06.2014         Bu Haber 2303 Kez Okundu.



Yorumlar(0)

Henüz Yorum Eklenmemiş

Yorum

(*) Zorunlu alanlar

CAPTCHA

Resmi görüntülemekte sorun yaşıyorsanız yenileyiniz.

Lütfen bu alana yukarıda gördüğünüz güvenlik kodunu giriniz

REKLAM

Facebook

Twitter