"Çukurova’nın En İyi Gazetesi"

Son Güncelleme 10:35

WHERE IS THE WORLD GOING?

Bilgin Hürcan

 

Yıl 1980 Aylardan Ekim.

Günlerden Pazartesi.

Yer Londra Middlesex Tıp Fakültesi

Doktor odası Sol tarafda nescafe,çay servisleri,masanın ortasında 12 ,13 günlük gazete.TIME gazetesi başköşe yazarını okuyorum. 'Dünya nereye gidiyor?' New Yorkda 8 saatte bir kadına tecavüz ediliyor,haftada bir çocuk öldürülüyor.Ülke genelinde 8,9 cinayet işleniyor Güney Amerikada Şilide Arjantinde Brezzilyada arkası kesilmeyen cinayetler,Afrikada mezhep kavgaları ,300 ,400 bin insan öldürülüyor Günay Asyada arkası kesilmeyen insan kaçakçılığı,cinayetler,Suriyede,Yemende,Afganistanda,Ortadoğuda,Irakda mezhep kavgaları,canlı bombalar,günde 40,80 kişi öldürülüyor ACABA DÜNYA NEREYE GİDİYOR? Aradan 36 yıl geçti DÜNYA DAHA KÖTÜYE GİDİYOR Allahım sen insanlara biraz akıl,biraz insaf ver

 

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz

-Tabi.1964 Adana doğumluyum. İlk ve orta tahsilimi Adana'da tamamladım.Özel Ayas Lisesinden mezunum.Uludağ Üniversitesi İngilizce bölümünü bitirdim.Evliyim ve bir kızım var.

Ne zaman şiir yazmaya başladınız?

Ben kendimi bildim bileli karalarım. Şiir benim hayatımın bir parçası değil.Şiir benim hayatım.Ne zaman ki şiir okuyan bir ses duyarım,nerde olursam olayım,bütün işi bırakır ,dinlemeye başlarım.Ama bu kadar yoğun yazmaya İstanbul'a yerleştikten sonra başladım.İstanbul herkes için çok güzel bir şehirdir ama İstanbul benim sevdam.Diyebilirim ki her sokağında,her caddesinde farklı bir şiir yazabilirim.

Kitap çıkarmaya nasıl karar verdiniz?

Aslında kitap çıkarmak gibi bir fikrim hiç bir zaman yoktu.Daha önce de söylediğim gibi,İstanbula geldiğimden beri yoğun olarak şiir yazıyorum,ve bunları eşime okuyordum.Bir akşam eşim bunlar kitap olacak dedi.Dalga geçtiğini sandım,,sonra bir de baktım ki,bunun için girişimlere başlamış.Yani böyle bir konuya beni iten,cesaretlendiren tamamen eşimdir.Aksi takdirde böyle bir işe asla girişemezdim.Burdan Sevgili eşim Dr.Bilgin Hürcana çok teşekkür ediyorum

 Hangi Şairlerden etkilendiniz?

Ben bütün şairlerin şiirlerini okurum ama benim için çok özel bir şair vardır ki,ondan etkilendim mi bilmiyorum ama şiirlerini okurken o şiirlerin içine girip yaşıyorum sanki,tabi ki Cemal Süreya _Neden yağmuru ben vurdum

 

Yağmur deyince benim için akan sular durur.İlkokul yıllarımda,sabah erkenden kalkar,kahvaltıya,karşılıklı oturduğumuz,dedemle nenemin evine giderdim,hava yağmurluysa,dedeme hep aynı soruyu sorardım,dede arap kızı yok ama,dedem derdi ki bak evladım karşıdan sana bakıyor işte,ve ben karşıya baktığım zaman o arap kızının bana şevkatle bakan gözlerini mutlaka görürdüm.Ben şiirlerimi hep bir hikayeye kurgulayıp da yazıyorum.Yağmuru ben vurdum da şöyle bir hikaye yarattım.Bu bir ilk aşk hikayesidir.Çok güzel bir prenses,çok yakışıklı bir prens.Prensese aşık olan bir başka erkek,üstelik prensin en yakın arkadaşı.bir yalanla ikisini ayırır,ve prenses ona inanır.Gider hırsından bir de onunla evlenir.Yağmur prens ve prensesin doğacak çocuklarına verecekleri isimdir.dolayısıyla prenses, yağmuru kendi elleriyle vurur,ayrıca kitabımın ismi eşime aittir Bu arada şunu da belirtmek isterim.İstanbulda şiir yazmaya yoğunlaştım dedim ama.İstanbul gönül bağımsa,Adana kan bağımdır,vazgeçilmezimdir.Kalemim İstanbuldan olsa da mürekkebim Adanadandır,toprağımdandır

Sanırım kitabınızın gelirini lösemili çocuklara bağışlıyorsunuz?

Doğrudur.Yıllar önce kaybettiğimiz Gizem Çınar nezdinde kitabımın bütün geliri lösemili çocuklara verilecektir.

Peki ben başarılar diliyorum

Çok teşekkür ederim

 

TAZELE GARSON

Tazele garson

Bu akşam İstanbul'un şerefine içilecek

bakma öyle mahsun mahsun

bütün masum duygularımın içine ettiler

o defter dürülecek bugün

donat masayı

Biraz asyadan

Biraz avrupadan

Ne kadar engel varsa kalkacak

O Boğaz köprüsü yerle bir edilecek bugün

Eminönüne gidip

Martılara

en hüzünlü şiirlerimi yazacağım

giden vapurların ardından gözlerimin kilitlerini açıp

içimdekileri denizlere boşaltacağım

Çamlıcaya çıkıp

Gün batımına vereceğim bütün umutlarımı

bu sefer izin vermeyeceğim bir daha doğmasına

Tazele garson

yarım bıraktığım o şiir bitecek bugün

Aşiyana gidip

Ben sana mecburum diyen o şairden 

Şimdi nerdesin diye hesap soracağım

Can babayı kaldırıp

Otur ulan karşıma 

bugün beraber içeceğiz diye kafa tutacağım

yeminim olsun

bütün şairlerin canına okuyacağım bugün

bu gece

Gönlüme değil

Kadehlerime düşecek 

o yalancı yakamozlar

hepsini bir dikişde

fondip yapacağım

sonra da bir güzel

yalnızlığımla kadeh tokuşturacam 

Galataya çıkıp gücüm yetene kadar bağıracağım

Ulan İstanbul

Ulan İstanbul

Ben sana sevdam dedim

sen bana kelimelerden bir zindan ördün

kollarını sıla

bağrını gurbet yaptın 

dilin desen zehirli bir yılan 

bütün masum duygularımın içine ettin

o defter yakılacak bugün

Tazele garson

Bu akşam İstanbulun şerefine içeceğiz

Kadıköyde

Bahariye caddesini santim santim dolaşıp

Bu kızı gördünüz mü diye

Gençliğimi soracağım

Bütün sokaklarında koşup

Ayak izlerini süreceğim

o hesap da görülecek bugün

hadi

son defa

tazele garson

bu akşam İstanbulun düşman işgalinden kurtuluşunu kutlayacağız

aşiyandan bir kitaplık yer alıp

şiirlerimi gömeceğim

son duamı edip

arkalarından rahmet okuyacağım.

 

Özlem Kurttepeli Hürcan

 

6 SAAT 96 DAKİKA

Dr. Mesut Tarım (Göz Uzmanı) beni ve Dr.Metin Güvener (Radyolog) Kale Restauranta bir cumartesi yemeğe davet etti. Yer Bostancı Mesut o restaurantın 35 yıllık müdavimi Sohbet çok güzel ama ben 3 dakika,Metin ağabey 1 dakika konuştu.6 saat 96 dakika Mesut konuştu Metin ağabeye sordum, Ne kadarını duydun.Çünkü duyma özürlü kendisi Sanıyorum 1 ya da 2 dakikasını duydum O 7 saati Silivride geçirseydik daha rahat ederdik. HEY GİDİ KOCA B.E.L yIL 1960 Eylül ayı,günlerden Pazartesi Bursa Erkek Lisesinin en büyük sürgülü demir kapının önündeyim.Kaydımı yaptıracağım.Çok ünlü insanlar mezun olmuş,yazarlar,siyasetçiler,dış işleri mensubu.... Acaba buradan mezun olabilecek miyim.Üstelik Fen bölümünü seçtim.Hocalarımız,Matematik öğretmeni Çamur Şevket,Fizikçi Cemil ağabey,Felsefeci Saksağan,Kimyacı Hafiye Melahat,Tarihçi Fatma Zehra,Coğrafyacı imam,Beden Eğitimi öğretmeni Motorsiklet Burhan Ve diğerleri....(Nur içinde yatsın hocalarımız.Onların sayesinde adam olduk. Bu okulun müdürü Kenef Kemal hocamızı geçen ay toprağa verdik.Coşkun Demirle cenazesine gittik.İstanbulda.Oğlunun sağlık durumu da iyi değil.Acil şifalar dilerim. Fırsat buldukça anılarımı anlatacağım

Evvela dişlerimiz döküldü Sonra saçlarımız Ardından Birer birer arkadaşlarımız Bedri Rahmi Eyüboğlu Voltaire Fikirlerinize katılmıyorum ama düşüncelerinizi bir şekilde söylemenize ölünceye kadar saygı göstereceğim

 HEY GİDİ KOCA BURSA ERKEK LİSESİ Geçen sene BEL mezunu 37 kişi SET restaurantda bir araya geldik Ben Coşkun Demir,Prof.Dr. Yalçın Özkaptan ,Naci Tuncer masanın bir ucundayız.Yanımıza Doğuş Yönetim Kurulu Üyesi Şadan Gürtaş geldi.Aşağıdaki olayı kendi ağzından dinleyelim 'Giriş zili çalmıştı.Sınıf çok gürültülü idi.Okul Müdürü içeri girdi.Gürültü aynı.Müdür bizi sınıf olarak okuldan attı.Bizde 'Dağ başını duman almış 'marşıyla heykel önüne 60 kişi gittik.Marşlar söylemeye başladık,Yarım saat sonra bir hizmetli (Milli Eğitimde Odacı)geldi Konuyu öğrendi.Milli Eğitim Müdürüne durumu anlatmış. Milli Eğitim Müdürü okul müdürüne telefon açıyor _Ya çocukları al okula getir Ya da istifa et Okul Müdürü telaş içinde okuldan çıkıp Heykel önünde yanımıza geldi -Hadi çocuklar okula dedi Ben grubun başı olarak pazarlığa başladım.Bizden özür dileyeceksin.Bir daha bizim sınıfın önünden geçmeyeceksin.6C sınıfının öğrencilerine son derece saygılı olacaksın dedim Müdür peki dedi.Okul yolunu tuttuk.Bir daha müdür bizim sınıfın önünden geçmedi.Mezun oluncaya kadar da bize karşı çok saygılı oldu.tuvalette bahçede ve koridorlarda

Hiç yakışıyor mu sana

Yaramazlık yapmak yerine

Orda boylu boyunca hareketsiz yatmak

Yok yok 

sen önce poliscilik oynadın

Sonra doktorculuk 

Önce Bedenine isabet eden kurşunları oyuncak sandın

Sonra o hastane yatağında bağlı olduğun aletleri

Ama artık çok uzattın be bu oyunu

Yeter artık

Annen bu oyunu gerçek sanırsa ne yapar diye düşünmüyor musun

Kızmaz mı sana

' o yatakta yatmak yasak

Biri yatacaksa senin yerine ben yatarım' demez mi

Ya o inlemelerini duyarsa

'Neden böyle bağırıyorsun

Her bir ses gelip ciğerimi deliyor

Bak her yer kan revan içinde kaldı

Nasıl temizlicem ben şimdi' demez mi

Hadi uzatma artık bu oyunu 

Bu ninniyi sana annen değil

Ölüm söylüyor

Kapat kulaklarını

Duyma sesini

Uyuma sakın

HADİ ASYA BEBEK

Dualarımızı boşa çıkarma

Masalda ki o kötü adamın inadına uyuma

HADİ.

Özlem Kurttepeli Hürcan

 

 


Haberin Yazarı   :   Bilgin Hürcan       Eposta Adresi   :  

Yazarın Önceki Yazısı  :   Siyahına beyazına kurban

Haber Tarihi : 01.05.2016         Bu Haber 4601 Kez Okundu.



Yorumlar(0)

Henüz Yorum Eklenmemiş

Yorum

(*) Zorunlu alanlar

CAPTCHA

Resmi görüntülemekte sorun yaşıyorsanız yenileyiniz.

Lütfen bu alana yukarıda gördüğünüz güvenlik kodunu giriniz

REKLAM

Facebook

Twitter